Chaos | James Gleick (Kitap)
Bilimsel ilerleme çoğu zaman doğanın işleyişini açıklayan yeni yasaların keşfedilmesiyle ilişkilendirilir. Ancak bazen önemli dönüşümler, bilinen yasaların açıklamakta yetersiz kaldığı olayların yeniden incelenmesiyle başlar. James Gleick, 1987 yılında yayımlanan Kaos - Kaosun Kutsal Kitabı kitabında, 20. yüzyılın ikinci yarısında gelişen kaos teorisinin bilim insanlarının doğayı anlama biçimlerini nasıl değiştirdiğini anlatıyor.
Kitabın merkezinde önemli bir soru bulunuyor: Doğanın işleyişini yöneten yasaları bilmek, gelecekte nasıl davranacağını öngörebilmek için yeterli midir? Kaos teorisi, belirli kurallara göre işleyen sistemlerin bile son derece karmaşık ve uzun vadede öngörülemez davranışlar sergileyebileceğini gösteriyor. Meteorolog Edward Lorenz’in hava tahminleri üzerine yaptığı çalışmalarla ilişkilendirilen kelebek etkisi (butterfly effect), başlangıç koşullarındaki küçük farklılıkların zamanla nasıl büyük değişimlere yol açabileceğini açıklıyor. Ancak kaos, bütünüyle rastlantısallık anlamına gelmiyor. Düzensiz görünen sistemlerin ardında da belirli matematiksel yapılar ve örüntüler bulunabiliyor.
Gleick, kaos teorisinin gelişimini tek bir bilimsel keşif üzerinden değil, matematik, fizik, meteoroloji ve biyoloji gibi farklı disiplinlerde yürütülen araştırmalar aracılığıyla anlatıyor. Edward Lorenz’in yanı sıra Benoit Mandelbrot ve Mitchell Feigenbaum gibi bilim insanlarının çalışmalarına yer vererek, başlangıçta birbirinden bağımsız görünen araştırmaların zamanla nasıl ortak bir bilimsel yaklaşımın gelişmesine katkıda bulunduğunu gösteriyor.
Gleick’in bilim tarihini anlatma biçimi, bilimsel keşiflerin bazen ne kadar beklenmedik yollardan ortaya çıktığını hatırlattı bana. Araştırmacılar kimi zaman bambaşka soruların peşinden giderken, başlangıçta keşfetmeyi amaçlamadıkları şeylerin farkına varabiliyorlar. Anlatıya dahil edilen kişisel hikâyeler ise bilim insanlarının çalışma alanlarıyla nasıl bağ kurduklarını, keşifleri karşısında duydukları heyecanı ve araştırmalarına gösterdikleri bağlılığı görünür kılıyor. Hatta bu denli karmaşık konular üzerinde çalışabilmek için biraz da “takıntılı” olmak gerektiği izlenimine kapıldım.
Kitabın bilimsel kavramlarla araştırmacıların kişisel hikâyelerini iç içe geçiren anlatımı, bilimsel keşiflerin ardındaki insanları tanımak açısından ilgi çekici. Ancak matematiksel açıklamalar, deneyler ve biyografik ayrıntılar arasında sık sık geçiş yapılması okumayı zaman zaman zorlaştırıyor. Özellikle konuya aşina olmayan bir okur için bazı kavramları ayrıca araştırmak gerekebiliyor.
Kaos, kaos teorisini geniş bir okur kitlesine tanıtan öncü popüler bilim eserlerinden biri olsa da kendimi kitabın hedef kitlesi içinde ne ölçüde gördüğümden emin değilim. Bazı kavramları anlamakta zorlandım ve araştırmama rağmen bunları kavramam zaman aldı. Bunun biraz da konuyu beklediğim kadar ilgi çekici bulmamamdan kaynaklandığını itiraf etmeliyim. Kaos teorisinin ne olduğunu genel hatlarıyla öğrenmek isteyen bir okur için oldukça kapsamlı bir kitap. Okumam tahmin ettiğimden çok daha uzun sürdü; motivasyonumun azaldığı dönemlerde araya başka kitaplar girdi ve Kaos’a geri dönmek giderek zorlaştı.
Bununla birlikte, kitabın 1987 yılında yayımlandığını da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Gleick’in bilimsel keşifleri araştırmacıların yaşam öyküleriyle birlikte ele alan ayrıntılı anlatımı, dönemin popüler bilim yazarlığıyla da ilişkilendirilebilir. Dolayısıyla kitabı bugünün okuma alışkanlıklarıyla değerlendirirken yazıldığı dönemi göz ardı etmek istemiyorum. Yine de bu tarihsel bağlam, okurken yaşadığım güçlükleri değiştirmiyor.
Kaos, benim için kolay ya da özellikle sürükleyici bir okuma olmadı. Ancak bilimsel keşiflerin nasıl ortaya çıktığını ve farklı disiplinlerdeki çalışmaların birbirini nasıl tamamlayabildiğini görmek açısından değerliydi. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan en önemli düşünce ise şuydu: Kaos, düzenin yokluğu anlamına gelmiyor.
Chaos - Making a New Science Kaos - Kaosun Kutsal Kitabı
James Gleick
2016
390 sayfa
goodreads
# science & discovery
2026 ekim
eylül
ağustos
temmuz
haziran
mayıs
nisan
mart
şubat
ocak
2025 aralık
kasım
ekim
eylül
ağustos
temmuz
haziran
mayıs
nisan
mart
şubat
ocak
2024 aralık
kasım
ekim
eylül
ağustos
temmuz
haziran
mayıs
nisan
mart
şubat
ocak
2023 aralık
kasım
ekim
eylül
ağustos
temmuz
haziran
mayıs
nisan
mart
şubat
ocak
2022 aralık
kasım
ekim
eylül
ağustos
temmuz
haziran
mayıs
nisan
mart
şubat
ocak
2021 aralık
kasım
ekim
eylül
ağustos
temmuz
haziran
mayıs
nisan
2020 temmuz
nisan
2019 aralık
kasım
ekim
eylül
ağustos
temmuz
haziran
mayıs
nisan
şubat
ocak
2018 aralık
kasım
ekim
eylül
ağustos
temmuz
haziran
mayıs
nisan
mart
şubat
ocak
2017 aralık
kasım
ekim
eylül
ağustos
temmuz
haziran
mayıs
nisan
mart
şubat
ocak
2016 aralık
kasım
ekim
eylül
ağustos
haziran
mayıs
nisan
mart
şubat
ocak
2015 aralık
kasım
eylül
ağustos
temmuz
haziran
mayıs
ocak
2014 aralık
kasım
eylül
2013 aralık
kasım